Budapeşte, Buda ve Peşte olmak üzere ikiye ayrılıyormuş. Buda kısmı dağlık, Peşte kısmı düzlükmüş. Gördüm, gerçekten de öyleydi. Aralarından Tuna Nehri geçiyor. Bir de güzel köprü var. Chain Bridge. Arslanların dili olsa. O gün fotoğraf makinemi valizimden çıkarmaya üşendiğim için, bazı fotoğrafları google'dan çalacağım mıhıhı. Ya da boşver fotoğrafları sonra bir ara eklerim.
Kahramanlar meydanına gittik. Rehber Fatih abinin anlattıklarını hiç dinlemedim.
Biraz dinlemişim aslında. Hristiyanlığı ilk kabul eden herif varmış adı Gellert mi ne? Bu Gellert'i içi çivi dolu fıçıya koyup Gellert tepesinden yuvarlamışlar. Gellert tepesine çıktık. O tepede biraz fazla oyalanıp Hatice'yle otobüse geç kaldığımız için Fatih'ten fırçayı yedik.
Benim aklıma hep Gellert Grindelwald geliyo. Harry Potter'da, Dumbledore'un dövüşüp elinden mürver asayı aldığı karanlık büyücü. neyse.
Zaten sonra da otele döndük galiba. Akşamüstü 17:00'de uyudum teee ertesi sabah 07:00'ye kadar.
Aaaa bir de kaleye çıkmıştık galiba orası da güzeldi.
No comments:
Post a Comment